Bisikletçiler İçin Ev Yapımı Elektrolit: Pahalı Tozlara Son Verme Rehberi
Hiç o lanet olası anı yaşadın mı? Şehirden 70 kilometre uzaktasın, tırmanışın tam ortasındasın ve bacaklarındaki enerji aniden kesiliyor. Sanki biri fişini çekmiş gibi. Pedallar dönmüyor, gözün kararıyor ve tek düşünebildiğin en yakın benzin istasyonundaki o bayat çikolata. Bisiklet sporunda buna “duvara çarpmak” (bonking) diyoruz. Ben de yaşadım. Hem de defalarca. İlk yıllarda dışarıda binirken yaptığım en büyük hatalardan biri, sadece suyun beni kurtaracağını sanmaktı; sonuç her seferinde eve sürünerek dönmek ve ertesi gün yorgunluktan yataktan kalkamamak oldu. O zamanlar cebimde pahalı jeller, mataralarımda (bidonlarımda) ise marketten aldığım o neon renkli, içi şeker ve boya dolu spor içecekleri olurdu. Dürüst olalım, bisiklet pahalı bir hobi. Karbon jantlar, aero kadrolar, her sezon yenilenen kitler derken cüzdan zaten hafifliyor. Bir de buna her antrenman için tüketilen o pahalı elektrolit tozlarını ve jelleri eklediğinde, aylık masrafın küçük bir araba taksitine denk geldi...